Alışveriş merkezleri ve mağazaların günler öncesinden başlayan Anneler Günü’ne özel etkinlik ve indirim kampanyalarında bugün son gün
Güne özel olarak sunulan yüzde 50’ye varan indirimler, günü birlik otel konaklaması, pırlanta hediyeli yarışmalar, bol taksit avantajları ve sürpriz hediyelerden faydalanmak için sayılı saatler kaldı. İşte bunlardan birkaç başlık:
- LC Waikiki’de 75 TL’lik alışverişe çanta, şapka, cüzdandan oluşan 3’lü set hediye.
- Roman’da 5 Mayıs’ta başlayan yüzde 30’luk Anneler Günü indirimi 15 Mayıs’a kadar sürecek.
- Polo’nun kadın reyonu yüzde 20 indirimli.
- Derimod ve Benetton’da bugün sona erecek kampanyada ikinci ürün yüzde 50 indirimli.
- Park Bravo ve Nine West’te yüzde 30 indirim var.
- Bursa’da Kent Meydanı Alışveriş Merkezi’nde yapılacak her 50 TL ve üzeri alışverişe, Premier Home’dan çanta hediye.
- Cevahir Alışveriş Merkezi’nde ‘Annemin Meharetli Elleri’ kurabiye pişirme yarışmasında düzenleniyor. Birinci tek taş pırlanta yüzük, ikinci ve üçüncü ise inci kolye kazanacak.
- Airport Outlet Center’da bebekler arası emekleme yarışması düzenleniyor. Yarışmaya katılan tüm bebeklere hediye setleri, ilk 5’e giren bebeklere LCW’den hediye çekleri, birinci gelen bebeğe ise Holiday Inn Otel’de anne ve babasıyla bir gece konaklama ve altın hediye edilecek.
Orkide mi, gül mü?
Anneler Günü için akvaryumlusundan kadehlisine, inci tanelisinden kelebeklisine kadar farklı tasarımlar yaratan çiçekçiler, ekonomik fiyat avantajıyla da her cüzdana hitap ediyor. Sadece bugün 80 milyon dal çiçeğin yarışacağı tahmin edilen piyasada 279 TL’ye de 26 TL’ye de güllerden oluşan aranjman bulmak mümkün.
10 Mayıs 2009 Pazar
8 liraya anneye altın yüzük
Beyaz eşya, ev gereçleri, altın, giyim, ayakkabı ve tekstil firmaları piyasanın canlanması, sıcak para döngüsünün hızlanması adına birbirinden farklı kampanyaları hayata geçiriyor.
Firmalar ve esnaf, bir süre önce başlattıkları kampanyalarda ciddi indirimlere giderken, kredi kartına uzun vade taksit imkanı sağlıyor. Özellikle kuyumcular, son dönemlerde altın fiyatlarının yükselmesi ve ekonomik gelişmeler nedeniyle düşen satışların tekrar canlanacağına inanıyor.
Kuyumcular, Anneler Günü'ne özel pırlanta ve elmas tek taş yüzüklerde yüzde 25 indirim uyguluyor. Dövizin artmasına rağmen uygulanan indirimler sayesinde anneye alınacak bir 22 ayar altın ''tek taş yüzük'' fiyatı 300 liradan başlıyor, bütçeye ve siparişe göre bu fiyat 50 bin dolara kadar çıkabiliyor.
Bursa'da kurulu Nur Kuyumculuk Mağaza Müdür Yardımcısı Şahin Avcı, bu indirimlerin peşin alışverişler için olduğunu normal fiyat üzerinden kredi kartına 12 aya kadar taksit imkanı sunabildiklerini söyledi.
ANNELER İÇİN EN ÇOK İNCİ TERCİH EDİLİYOR
Daha hesaplı altın gruplarının da olduğunu dile getiren Avcı şunları kaydetti:
''14 ayar taşlı bir yüzük ise 95 liraya satılıyor. Peşin alınırsa 85 liraya iniyor. İndirimsiz fiyat üzerinden 12 ay taksit uyguluyoruz. Yani, ayda yaklaşık 8 liraya anneye altın bir yüzük hediye edilebilir
İncili altın yüzüklerin yüzde 25 indirimli fiyatının ise 300 ile 1.000 lira arasında değiştiğini vurgulayan Avcı, ''Bu ürünlerde de 'anne indirimi' uyguluyoruz. Anneler Günü'nde en çok inci takımlar satıyoruz. Kolye ve bileklikten oluşan takımlar 200 liradan başlıyor. Hafif bir hareketlenme başladı. Hafta sonunda satışların artacağını umuyoruz'' dedi.
Öte yandan, altın alma gücü olmayanlar için gümüş takılar alternatif oluyor. Tek taşlı gümüş yüzükler 20-30, küpeler 20-50 ve gümüş takımlar ise 100-150 lira arasında satılıyor.
Firmalar ve esnaf, bir süre önce başlattıkları kampanyalarda ciddi indirimlere giderken, kredi kartına uzun vade taksit imkanı sağlıyor. Özellikle kuyumcular, son dönemlerde altın fiyatlarının yükselmesi ve ekonomik gelişmeler nedeniyle düşen satışların tekrar canlanacağına inanıyor.
Kuyumcular, Anneler Günü'ne özel pırlanta ve elmas tek taş yüzüklerde yüzde 25 indirim uyguluyor. Dövizin artmasına rağmen uygulanan indirimler sayesinde anneye alınacak bir 22 ayar altın ''tek taş yüzük'' fiyatı 300 liradan başlıyor, bütçeye ve siparişe göre bu fiyat 50 bin dolara kadar çıkabiliyor.
Bursa'da kurulu Nur Kuyumculuk Mağaza Müdür Yardımcısı Şahin Avcı, bu indirimlerin peşin alışverişler için olduğunu normal fiyat üzerinden kredi kartına 12 aya kadar taksit imkanı sunabildiklerini söyledi.
ANNELER İÇİN EN ÇOK İNCİ TERCİH EDİLİYOR
Daha hesaplı altın gruplarının da olduğunu dile getiren Avcı şunları kaydetti:
''14 ayar taşlı bir yüzük ise 95 liraya satılıyor. Peşin alınırsa 85 liraya iniyor. İndirimsiz fiyat üzerinden 12 ay taksit uyguluyoruz. Yani, ayda yaklaşık 8 liraya anneye altın bir yüzük hediye edilebilir
İncili altın yüzüklerin yüzde 25 indirimli fiyatının ise 300 ile 1.000 lira arasında değiştiğini vurgulayan Avcı, ''Bu ürünlerde de 'anne indirimi' uyguluyoruz. Anneler Günü'nde en çok inci takımlar satıyoruz. Kolye ve bileklikten oluşan takımlar 200 liradan başlıyor. Hafif bir hareketlenme başladı. Hafta sonunda satışların artacağını umuyoruz'' dedi.
Öte yandan, altın alma gücü olmayanlar için gümüş takılar alternatif oluyor. Tek taşlı gümüş yüzükler 20-30, küpeler 20-50 ve gümüş takımlar ise 100-150 lira arasında satılıyor.
04 Mayıs 2009 Pazartesi
Mücevher üretiminde Türkiye en şanslı ülke
Mücevher sektörüne yön veren isimler İstanbul'da buluştu. Dünya Mücevher Kongresi'ne katılan Başbakan Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin bu alanda tasarım ve üretim merkezi olma yolunda en şanslı ülke olduğunu söyledi. Erdoğan, "Kriz geride kaldığında yüksek büyüme eğilimiyle Türkiye, dünyanın yatırım ve ticaret için en cazip ülkelerinden biri olarak hedeflerine doğru ilerleyecektir." dedi.
Erdoğan, Anadolu'da 5 bin yıldır altın ve takı sektörünün yaşadığını kaydetti. Mücevher sektörünün Türkiye'nin ihracatına 2008 yılında 1,5 milyar dolarlık katkı sağladığına işaret eden Erdoğan, Hindistan'dan sonra en fazla üretim kapasitesine sahip ülke olan Türkiye'nin bu rakamı artırması gerektiğini kaydetti. Çevresindeki 40 ülke arasında en önemli tedarikçi konumunda olan Türkiye'nin mücevher üretimi 146 ülkede alıcı buluyor.
Erdoğan, G-20 ülkelerinin katıldığı Washington'daki toplantıda Uluslararası Para Fonu (IMF)'nun altın rezervlerinin de gündeme geldiğini, toplantıda, bu rezervlerin dolara çevrilip borç isteyen ülkelere verilmesinin teklif edildiğini kaydetti. Doların piyasada hareketli olduğuna işaret eden Erdoğan, "Bunun yerine biz rezervin altın olarak tutulması, borç verileceği dönemdeki değer üzerinden bozdurulmasını önerdik. Bizim dışımızda bir iki ülke daha destek verdi. Ancak çoğunluk kabul etmedi." dedi. Erdoğan, konuşmasında İstanbul'un Doğu'yla Batı'nın birleştiği bir kent olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Bir dünya mücevheri olan İstanbul'u gezme ve onun gizli mücevherlerini keşfetme fırsatı bulacaksınız. 1994-1998 yılları arasında belediye başkanlığını yaptığım bir şehrin güzelliklerini siz değerli mücevher sektörünün temsilcilerinin de tecrübe etmesinden ayrıca memnuniyet duyuyorum." Başbakan, konuşmasında Mevlânâ'nın 'Altın ne olur, can ne olur, inci mercan da nedir. Bir sevgiye harcanmadıktan, bir sevgiliye feda edilmedikten sonra...' dizelerini de hatırlattı. Erdoğan, "İşte tarihten ve bu canlı kültürden aldığımız ilhamla Türkiye'yi geleceğe taşıyoruz. Şuraya özellikle dikkatinizi çekmek istiyorum: Türkiye, halkı Müslüman olan, ama aynı zamanda laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletidir." diye konuştu.
ALTIN TAKI YERİNE iPHONE HEDİYE
Türkiye Mücevheratçılar Birliği Başkanı İmam Altınbaş, açılıştaki konuşmasında tüketim eğilimlerindeki değişime değindi. Altınbaş, "Bugün eşine anlamlı bir hediye almak isteyenler için, mücevher ne yazık ki tek seçenek değil. Antalya'da bir tatil işimize pekala daha cazip gelebilir. Veya mezuniyet ödülü olarak kızımız kendisine pırlantalı bir takı yerine iPhone almamızı tercih edebilir." dedi. Dünyada mücevher sektörünün büyüklüğünün 130 milyar dolara ulaştığını ifade eden Altınbaş, sektörün karşı karşıya olduğu problemleri dile getirdi. Dünya Mücevher Konseyi Başkanı Dr. Gaetano Cavalieri de, her sektör gibi mücevher ve ilgili sektörlerin de sıkıntılı bir süreçten geçtiğini, bu yüzden de İstanbul'daki zirvenin çok önemli olduğunu kaydetti. Krizde izlenecek yol haritasının İstanbul'da belirleneceğini ifade eden Cavalieri, Birleşmiş Milletler ile birlikte kurumsal sosyal sorumluluk anlayışının yerleşmesi için ortak bir proje yürüttüklerini, bu çalışmanın eylem planının İstanbul'da belirleneceğini açıkladı. Sektörün insan hakları ihlallerinden kaynaklanan sorunlarına değinen Dünya Pırlanta Konseyi Başkanı Eli Izakoff, toplantıya katılan Başbakan Erdoğan'a Ortadoğu'daki barış çabalarına katkılarından dolayı teşekkür etti.
60 milyon dolarla yenilenen otele 250 yeni eleman alınacak
Başbakan Tayyip Erdoğan dün mücevher zirvesinin yapıldığı Ataköy Shareton Oteli'nin de açılışını yaptı. Yönetim kurulu başkanlığını Şadan Kalkavan'ın yaptığı Dati Holding tarafından 60 milyon dolara onarılan otelde 250 kişi istihdam edilecek. Açılışta konuşan Erdoğan, Türkiye'nin inanç turizmi başta olmak üzere denizi, kumu, yaylası, dört mevsim iklimi ile bir turizm merkezi durumunda bulunduğunu kaydetti. Özellikle İstanbul'un kongre merkezi haline geldiğini ifade eden Başbakan buna eylül ayında gerçekleştirilecek IMF toplantısını örnek gösterdi. Erdoğan, "Ancak bir sıkıntımız vardı. İstanbul yatak kapasitesi ile turizme yeterli hizmet veremiyordu. Biz de bu konuda girişimcileri teşvik ettik. Tüm Dati Holding yöneticilerine teşekkür ediyorum. Bu otelin verdiği hizmetle Türkiye kazanacaktır." dedi.
Çocuk işçi çalıştırmak büyük sorun
Mücevherde sorunların çözümü için tüketici güveni kazanılmalı.
Yüz binlerce kişiyi işsiz bırakan pırlanta kesim merkezleri darboğazla karşı karşıya.
Talep daralması yüzünden on binlerce işletme kepenk indirme endişesi yaşıyor.
Perakendede yüksek ve pahalı stoklar, kilitlenmeye yol açıyor.
Altın ve taş fiyatlarındaki belirsizlik ve dalgalanma eğilimi sektörü endişelendiriyor.
Haksız rekabet ve uluslararası kara para, kayıt dışı ticaret, sigortasız çocuk işçi istihdamı gibi konularda, sektör çağdaş kurallara uyum sağlamalı.
Erdoğan, Anadolu'da 5 bin yıldır altın ve takı sektörünün yaşadığını kaydetti. Mücevher sektörünün Türkiye'nin ihracatına 2008 yılında 1,5 milyar dolarlık katkı sağladığına işaret eden Erdoğan, Hindistan'dan sonra en fazla üretim kapasitesine sahip ülke olan Türkiye'nin bu rakamı artırması gerektiğini kaydetti. Çevresindeki 40 ülke arasında en önemli tedarikçi konumunda olan Türkiye'nin mücevher üretimi 146 ülkede alıcı buluyor.
Erdoğan, G-20 ülkelerinin katıldığı Washington'daki toplantıda Uluslararası Para Fonu (IMF)'nun altın rezervlerinin de gündeme geldiğini, toplantıda, bu rezervlerin dolara çevrilip borç isteyen ülkelere verilmesinin teklif edildiğini kaydetti. Doların piyasada hareketli olduğuna işaret eden Erdoğan, "Bunun yerine biz rezervin altın olarak tutulması, borç verileceği dönemdeki değer üzerinden bozdurulmasını önerdik. Bizim dışımızda bir iki ülke daha destek verdi. Ancak çoğunluk kabul etmedi." dedi. Erdoğan, konuşmasında İstanbul'un Doğu'yla Batı'nın birleştiği bir kent olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Bir dünya mücevheri olan İstanbul'u gezme ve onun gizli mücevherlerini keşfetme fırsatı bulacaksınız. 1994-1998 yılları arasında belediye başkanlığını yaptığım bir şehrin güzelliklerini siz değerli mücevher sektörünün temsilcilerinin de tecrübe etmesinden ayrıca memnuniyet duyuyorum." Başbakan, konuşmasında Mevlânâ'nın 'Altın ne olur, can ne olur, inci mercan da nedir. Bir sevgiye harcanmadıktan, bir sevgiliye feda edilmedikten sonra...' dizelerini de hatırlattı. Erdoğan, "İşte tarihten ve bu canlı kültürden aldığımız ilhamla Türkiye'yi geleceğe taşıyoruz. Şuraya özellikle dikkatinizi çekmek istiyorum: Türkiye, halkı Müslüman olan, ama aynı zamanda laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletidir." diye konuştu.
ALTIN TAKI YERİNE iPHONE HEDİYE
Türkiye Mücevheratçılar Birliği Başkanı İmam Altınbaş, açılıştaki konuşmasında tüketim eğilimlerindeki değişime değindi. Altınbaş, "Bugün eşine anlamlı bir hediye almak isteyenler için, mücevher ne yazık ki tek seçenek değil. Antalya'da bir tatil işimize pekala daha cazip gelebilir. Veya mezuniyet ödülü olarak kızımız kendisine pırlantalı bir takı yerine iPhone almamızı tercih edebilir." dedi. Dünyada mücevher sektörünün büyüklüğünün 130 milyar dolara ulaştığını ifade eden Altınbaş, sektörün karşı karşıya olduğu problemleri dile getirdi. Dünya Mücevher Konseyi Başkanı Dr. Gaetano Cavalieri de, her sektör gibi mücevher ve ilgili sektörlerin de sıkıntılı bir süreçten geçtiğini, bu yüzden de İstanbul'daki zirvenin çok önemli olduğunu kaydetti. Krizde izlenecek yol haritasının İstanbul'da belirleneceğini ifade eden Cavalieri, Birleşmiş Milletler ile birlikte kurumsal sosyal sorumluluk anlayışının yerleşmesi için ortak bir proje yürüttüklerini, bu çalışmanın eylem planının İstanbul'da belirleneceğini açıkladı. Sektörün insan hakları ihlallerinden kaynaklanan sorunlarına değinen Dünya Pırlanta Konseyi Başkanı Eli Izakoff, toplantıya katılan Başbakan Erdoğan'a Ortadoğu'daki barış çabalarına katkılarından dolayı teşekkür etti.
60 milyon dolarla yenilenen otele 250 yeni eleman alınacak
Başbakan Tayyip Erdoğan dün mücevher zirvesinin yapıldığı Ataköy Shareton Oteli'nin de açılışını yaptı. Yönetim kurulu başkanlığını Şadan Kalkavan'ın yaptığı Dati Holding tarafından 60 milyon dolara onarılan otelde 250 kişi istihdam edilecek. Açılışta konuşan Erdoğan, Türkiye'nin inanç turizmi başta olmak üzere denizi, kumu, yaylası, dört mevsim iklimi ile bir turizm merkezi durumunda bulunduğunu kaydetti. Özellikle İstanbul'un kongre merkezi haline geldiğini ifade eden Başbakan buna eylül ayında gerçekleştirilecek IMF toplantısını örnek gösterdi. Erdoğan, "Ancak bir sıkıntımız vardı. İstanbul yatak kapasitesi ile turizme yeterli hizmet veremiyordu. Biz de bu konuda girişimcileri teşvik ettik. Tüm Dati Holding yöneticilerine teşekkür ediyorum. Bu otelin verdiği hizmetle Türkiye kazanacaktır." dedi.
Çocuk işçi çalıştırmak büyük sorun
Mücevherde sorunların çözümü için tüketici güveni kazanılmalı.
Yüz binlerce kişiyi işsiz bırakan pırlanta kesim merkezleri darboğazla karşı karşıya.
Talep daralması yüzünden on binlerce işletme kepenk indirme endişesi yaşıyor.
Perakendede yüksek ve pahalı stoklar, kilitlenmeye yol açıyor.
Altın ve taş fiyatlarındaki belirsizlik ve dalgalanma eğilimi sektörü endişelendiriyor.
Haksız rekabet ve uluslararası kara para, kayıt dışı ticaret, sigortasız çocuk işçi istihdamı gibi konularda, sektör çağdaş kurallara uyum sağlamalı.
03 Mayıs 2009 Pazar
Firmalar bu hafta annelere çalışıyor
Giyimden kozmetiğe, beyaz eşyadan altına kadar pek çok sektörde Anneler Günü heyecanı yaşanıyor. Haftalar öncesinden hazırlıklarını tamamlayan firmalar, düzenledikleri kampanyalarla bu özel güne ayrı bir anlam yüklüyor. Annesine hediye alacakların bütçesini rahatlatacak indirimler yapan firmalar, özellikle kampanyalarını bu haftada yoğunlaştırdı. Hediye tercihinde zorlananlar bu hafta içinde firmaların indirim fırsatlarını kaçırmamalı...
Cüzdana % 30 destek
SEVENHILL'de özel 8-9-10 Mayıs günlerinde yüzde 30 indirim imkanı sunuluyor. 2009 ilkbahar-yaz koleksiyonunda anneler için aksesuardan giyime birçok alternatif sunan SEVENHILL'in koleksiyonunda; elbiseler, vual bluzler, ince, keten rahat pantolonlar ve ince viskon örme kumaşlardan oluşan ürünler dikkat çekiyor. Koleksiyonda; gri taş renkleri, kum beji ve somon renklerine ağırlık veriliyor.
Bir seçenek de el kremi...
Annelerin eline kimseler su dökemez... Bu ellerin güzelliğine katkıda bulunmak isteyenlerin imdadına kozmetik ürünler yetişiyor. Alman markası LCN de Sıkılaştırıcı El Kremi ile oldukça iddialı. İçerdiği karnitin, Q10 ve yapılandırıcı enzimler sayesinde yeni hücre oluşumuna katkıda bulunduğu ifade edilen bu el kreminin maske özelliği de bulunuyor. Kremin satış fiyatı ise 50 lira.
40 liralık alışverişe, saç düzleştirici 16.99 lira
Mayıs ayı boyunca Watsons mağazalarından toplam 40 lira tutarında alışveriş yapanlar, 30 liraya satılan saç düzleştiriciye 16.99 liraya sahip oluyor. Hem kendi ihtiyaçlarını gidermek, bu arada Anneler Günü hediyesini de almak isteyenlere hitap eden kampanya; Watsons'un tüm mağazalarında geçerli olacak.
Mesajınızı yayınlıyor
Tefal, Anneler Günü için sunduğu birbirinden farklı hediye seçeneklerinin yanı sıra bu özel gün için bir de web sitesi hazırladı. www.tefalanneleri.com sitesi, annelere yazılan mesajları yayınlıyor. Bunun için; siteye girdiğinizde öncelikle kayıt işlemini tamamlıyor, ardından bulunduğunuz şehri seçip, annenizle çekilmiş fotoğrafınızı yüklüyor, son olarak da söylemek istediklerinizi yazıya döküyorsunuz. Ayrıca, 9 Mayıs akşamına kadar mesaj gönderen her 100'üncü kişi Tefal'den kalp şeklinde kek kalıbı kazanıyor.
Günün her saatine uygun
Perspective'in 2009 ilkbahar/ yaz koleksiyonunda yer alan ürünler, çalışan anneler için günün her saatine uygun detaylar içeriyor. Şehir, tatil ve lüks temalarından oluşan koleksiyonda; tek parça elbiseler, pantolonlar, şortlar, tunikler, bluzlar, gömlekler ve jeanler dikkat çekiyor. Kumaşlarda glory, pamuk saten, emprime koton, keten ve ipeğin ön plana çıktığı koleksiyonun ağırlık renkleri ise şöyle: Mavi, yeşil, sarı, beyaz, lila, mor, siyah ve ekru...
Hediyelerinizi indirimli ulaştırıyor
Aras Cargo, başlattığı kampanya ile, Anneler Günü nedeniyle uzaktaki annesine hediye göndermek isteyenlere yüzde 25 oranında indirim yapıyor. Aras Cargo, dileyenlere gönderileri için ekstra olarak hediye paketi seçeneği de sunuyor. Küçük boy ambalaj paketleri 3, orta boylar 4, büyük boy paketler ise 5 TL fiyatla temin edilebiliyor.
Annelere özel set
Palmolive Pure Cashmere, Anneler Günü için bir hediye seti hazırladı. Setin içinde bulunan duş jellerinin, yüzde 100 doğal kaşmir özleri ve nemlendirici krem ile zenginleştirilmiş formülüyle kuru ciltleri nemlendirmeye yardımcı olduğu ifade edildi. Pure Cashmere Hediye Seti, 5.30 TL'lik fiyatıyla satışa sunuldu.
Koçak'tan % 50 indirimli koleksiyon
Koçak Pırlanta, Anneler Günü için annesine sıra dışı hediye almak isteyenlere, iki ayrı yüzük bir araya gelince tek yüzük olan ve anne- çocuğun paylaştığı sevgiyi simgeleyen modelini, 'Annem ve Ben' adıyla sunuyor. Koçak Gold mağazalarında 'Annem ve Ben' 20 Nisan-17 Mayıs tarihleri arasında yüzde 50, diğer pırlantalı ürünler de yüzde 35 indirimle satılıyor.
Kasada fiyatı yüzde 25 düşürüyor
Anneler Günü için Collezione da bir kampanya başlattı. Collezione mağazalarında; 01- 10 Mayıs tarihleri arasında geçerli olacak kampanya; tüm bayan ürünlerinde yapılacak 75 TL ve üzeri alışverişlerde kasada yüzde 25 indirim fırsatı sunuyor
3 takım elbise 199 lira
Yoğun rekabetin yaşandığı tekstil sektöründe, yerli ve yabancı markalar yepyeni kampanyalarla tüketicilerin yüzünü güldürmeyi hedefliyor. Theorie Tekstil de, yüzde 100 yerli üretim avantajını kullanarak, yaz ve evlilik alışverişi yapacak erkekler için 7 gün sürecek iddialı bir kampanyaya imza attı. Bugün start alan kampanya dahilinde; 3 adet takım elbise 199.95 TL'ye, ayakkabılar 39.95 TL'ye, 3 adet gömlek 29.95 TL'ye, 2 adet canvas pantolon 39.95TL'ye, yazlık montlar 19.95 TL'ye, 3 adet yüzde 100 pamuk tişört 19.95 TL'ye satışa sunulacak.
Stoklarla sınırlı
Theorie Tekstil'in; İstanbul Merter, Kale AVM, Airport AVM, Güneşli, Ümraniye, Gölpark AVM ile Yalova ve Adapazarı mağazalarında uygulanan kampanya, stoklarla sınırlı.
Cüzdana % 30 destek
SEVENHILL'de özel 8-9-10 Mayıs günlerinde yüzde 30 indirim imkanı sunuluyor. 2009 ilkbahar-yaz koleksiyonunda anneler için aksesuardan giyime birçok alternatif sunan SEVENHILL'in koleksiyonunda; elbiseler, vual bluzler, ince, keten rahat pantolonlar ve ince viskon örme kumaşlardan oluşan ürünler dikkat çekiyor. Koleksiyonda; gri taş renkleri, kum beji ve somon renklerine ağırlık veriliyor.
Bir seçenek de el kremi...
Annelerin eline kimseler su dökemez... Bu ellerin güzelliğine katkıda bulunmak isteyenlerin imdadına kozmetik ürünler yetişiyor. Alman markası LCN de Sıkılaştırıcı El Kremi ile oldukça iddialı. İçerdiği karnitin, Q10 ve yapılandırıcı enzimler sayesinde yeni hücre oluşumuna katkıda bulunduğu ifade edilen bu el kreminin maske özelliği de bulunuyor. Kremin satış fiyatı ise 50 lira.
40 liralık alışverişe, saç düzleştirici 16.99 lira
Mayıs ayı boyunca Watsons mağazalarından toplam 40 lira tutarında alışveriş yapanlar, 30 liraya satılan saç düzleştiriciye 16.99 liraya sahip oluyor. Hem kendi ihtiyaçlarını gidermek, bu arada Anneler Günü hediyesini de almak isteyenlere hitap eden kampanya; Watsons'un tüm mağazalarında geçerli olacak.
Mesajınızı yayınlıyor
Tefal, Anneler Günü için sunduğu birbirinden farklı hediye seçeneklerinin yanı sıra bu özel gün için bir de web sitesi hazırladı. www.tefalanneleri.com sitesi, annelere yazılan mesajları yayınlıyor. Bunun için; siteye girdiğinizde öncelikle kayıt işlemini tamamlıyor, ardından bulunduğunuz şehri seçip, annenizle çekilmiş fotoğrafınızı yüklüyor, son olarak da söylemek istediklerinizi yazıya döküyorsunuz. Ayrıca, 9 Mayıs akşamına kadar mesaj gönderen her 100'üncü kişi Tefal'den kalp şeklinde kek kalıbı kazanıyor.
Günün her saatine uygun
Perspective'in 2009 ilkbahar/ yaz koleksiyonunda yer alan ürünler, çalışan anneler için günün her saatine uygun detaylar içeriyor. Şehir, tatil ve lüks temalarından oluşan koleksiyonda; tek parça elbiseler, pantolonlar, şortlar, tunikler, bluzlar, gömlekler ve jeanler dikkat çekiyor. Kumaşlarda glory, pamuk saten, emprime koton, keten ve ipeğin ön plana çıktığı koleksiyonun ağırlık renkleri ise şöyle: Mavi, yeşil, sarı, beyaz, lila, mor, siyah ve ekru...
Hediyelerinizi indirimli ulaştırıyor
Aras Cargo, başlattığı kampanya ile, Anneler Günü nedeniyle uzaktaki annesine hediye göndermek isteyenlere yüzde 25 oranında indirim yapıyor. Aras Cargo, dileyenlere gönderileri için ekstra olarak hediye paketi seçeneği de sunuyor. Küçük boy ambalaj paketleri 3, orta boylar 4, büyük boy paketler ise 5 TL fiyatla temin edilebiliyor.
Annelere özel set
Palmolive Pure Cashmere, Anneler Günü için bir hediye seti hazırladı. Setin içinde bulunan duş jellerinin, yüzde 100 doğal kaşmir özleri ve nemlendirici krem ile zenginleştirilmiş formülüyle kuru ciltleri nemlendirmeye yardımcı olduğu ifade edildi. Pure Cashmere Hediye Seti, 5.30 TL'lik fiyatıyla satışa sunuldu.
Koçak'tan % 50 indirimli koleksiyon
Koçak Pırlanta, Anneler Günü için annesine sıra dışı hediye almak isteyenlere, iki ayrı yüzük bir araya gelince tek yüzük olan ve anne- çocuğun paylaştığı sevgiyi simgeleyen modelini, 'Annem ve Ben' adıyla sunuyor. Koçak Gold mağazalarında 'Annem ve Ben' 20 Nisan-17 Mayıs tarihleri arasında yüzde 50, diğer pırlantalı ürünler de yüzde 35 indirimle satılıyor.
Kasada fiyatı yüzde 25 düşürüyor
Anneler Günü için Collezione da bir kampanya başlattı. Collezione mağazalarında; 01- 10 Mayıs tarihleri arasında geçerli olacak kampanya; tüm bayan ürünlerinde yapılacak 75 TL ve üzeri alışverişlerde kasada yüzde 25 indirim fırsatı sunuyor
3 takım elbise 199 lira
Yoğun rekabetin yaşandığı tekstil sektöründe, yerli ve yabancı markalar yepyeni kampanyalarla tüketicilerin yüzünü güldürmeyi hedefliyor. Theorie Tekstil de, yüzde 100 yerli üretim avantajını kullanarak, yaz ve evlilik alışverişi yapacak erkekler için 7 gün sürecek iddialı bir kampanyaya imza attı. Bugün start alan kampanya dahilinde; 3 adet takım elbise 199.95 TL'ye, ayakkabılar 39.95 TL'ye, 3 adet gömlek 29.95 TL'ye, 2 adet canvas pantolon 39.95TL'ye, yazlık montlar 19.95 TL'ye, 3 adet yüzde 100 pamuk tişört 19.95 TL'ye satışa sunulacak.
Stoklarla sınırlı
Theorie Tekstil'in; İstanbul Merter, Kale AVM, Airport AVM, Güneşli, Ümraniye, Gölpark AVM ile Yalova ve Adapazarı mağazalarında uygulanan kampanya, stoklarla sınırlı.
19 Nisan 2009 Pazar
Altında kriz sessizliği sürüyor
“Kara gün dostu” olarak bekletilen altının kriz nedeniyle yastık altından çıkarıldığını belirten İstanbul Kuyumcular Odası Başkanvekili aLPER Hazar, sektörün geleceğinin güven ve istikrara bağlı olduğunu ifade etti. Hazar, “Altın ve diğer mücevheratlar birincil ihtiyaç değildir.
Yeme, içme, giyinme, barınma, eğitim, ulaşım, sağlık gibi birinci derece ihtiyaçlarından çok sonra gelir. Kredi kartı borcu dururken insanların altın alması düşünülemez” dedi.
Krizin sektöre etkilerinden başlamak istiyorum. Küresel mali kriz, sektörü nasıl etkiliyor?
Kuyumculuk sektörünün ihracatı ve iç satışı krizle birlikte yüzde 50 düştü. Bunun en önemli sebebi altın fiyatlarında büyük artış olmasıdır. Altında fiyatların düşük olmasında fayda var. Fiyatlar yüksek olduğu zaman kimse yanaşmıyor. Çünkü Türkiye’nin ortalama gelir seviyesi ve vatandaşın alım gücü belli. Biz de yüksek olmasını istemeyiz. Yatırımcıların ABD ve Avrupa’dan gelecek ekonomik verileri ve tedbirleri iyi takip etmesi gerektiğine inanıyoruz. Bununla birlikte, yoğun teknoloji ve bilgi birikimiyle, zengin tasarım anlayışıyla Türk mücevherat sektörü, bu krizin üstesinde gelmeyi başaracaktır.
- Şimdiki fiyatlar arzuladığınız bir seviyede mi?
Hayır, arzuladığımız bir seviye olduğunu söyleyemem. Birkaç ay öncesine göre düşük ancak biraz daha düşürse iyi olur. Krizin getirdiği ek maliyetleri de hesaba katarsak, vatandaşın alım gücünün daha da zayıflayacağını biliyoruz. Bu nedenle altın fiyatları yükselmemeli, düşmeli. Yurtiçindeki talepte büyük bir daralma oldu. Daha önce ayda ortalama 100 bin TL’lik ciro yapan bir kuyumcu, bugün ancak 25 bin TL ciro yapabiliyor.
- Önümüzdeki aylar düğün sezonudur. Buna bağlı bir hareketlilik bekliyor musunuz?
Söylediğimiz durgunluk aslında Türkiye ile sınırlı değil. Dolayısıyla düğün mevsimi fiyatları aşağıya düşürmez veya yukarıya çıkarmaz. Ancak iç pazarda bir miktar hareketlilik getireceği muhakkak. Sektörümüzdeki hareketlilik dünya genelindeki arz taleple ilgilidir. Dünya borsalarında belirlenir. Dünya genelinde krizin etkisi aşılırsa, insanlar altına yatırım yapmaya yönelirse fiyatlar ancak bu şekilde yükselir veya tersi olur.
- Varlık barışı yasası nedeniyle yastık altında ciddi miktarda altının piyasaya kazandırıldığı biliniyor. Bu yolla piyasaya giren miktar ne kadardır?
Evet, yastık altından çokça altın çıktı ancak bu varlık barışı yasasıyla direkt alakalı değil. Yastık altında altın niye bekletilir? Bunun gerçek nedenini irdelersek daha sağlıklı bir yaklaşımda bulunmuş oluruz. Yatırım aracı olarak düşünenler hariç, altını yastık altında bekletenlerin çok önemli bir kısmı “kara gün dostu” olarak tutar altını. Kriz gibi sıkıntılı zamanlarda bu altın birincil ihtiyaçlar için çıkarılıp kullanılır. Altının ortaya çıkmasının birici nedeni ekonomik krizdir. Borcunu, harcını yatırmak için insanlar ellerindeki altını bozmak zorunda kaldılar. Bundan dolayı yastık altındaki altın çıktı. Türkiye has altın madeni sahibi olan bir ülke değildir. Hammaddeyi ithal ediyoruz. Bu durumdan kaynaklanan arz ile talep uyuşmazlıkları ortaya çıkıyor. Halkın elindeki, yani yastık altındaki altın fazla işlenmemiş altındır. İşçiliği az olduğu için katma değeri düşüktür. Düğünlerde takılan altınlar da ağırlıklı olarak burma bilezik ve tam, yarım, çeyrek türünden altınlar olduğu için altın üretiminde kayda değer bir hareketlilik getireceğine inanmıyorum. Kuyumculuk sektörünü hareketlendirmek için bunlar yeterli değildir.
- Kuyumculuk sektörünün hareketlenmesi için ne yapılmalı? Sektörü ne kurtarır?
Güven unsurunun teşekkül edilmesi lazım. Altın ve diğer mücevherat türleri birincil insan ihtiyacı değildir. Kredi kartı borcu dururken insanların altın alması düşünülemez.
YÜZDE 20 ÖTV ÖDEMEK CANIMIZI YAKIYOR
- Sektörün boğuşmak zorunda kaldığı başka ne tür sıkıntıları var?
Vergisel anlamda sıkıntılarımız var. Türkiye üretici bir ülkedir. Bu avantajından dolayı lider olabilecekken, çıplak taşta yüzde 20 Özel Tüketim Vergisi ödüyor olması, üretimi olumsuz etkiliyor ve daha fazla ihracat yapmaya engel teşkil ediyor. Bunun tam tersi olarak da bir komik durum daha var. Pırlantalı mücevherin yurtdışından ithal edilmesinde ÖTV yok. Bu durum sektörün en büyük çelişkisidir. Pırlantayı çıplak taş olarak ithal ederseniz yüzde 20 ÖTV ödemek canımızı çok acıtıyor. İşlenmiş pırlanta ithalatından herhangi ÖTV alınmazken, işlenmemiş pırlantadan bu kadar yüksek ÖTV alınması çelişkisinin giderilmesini istiyoruz. Bu durumda içeride üretim yapmak yerine ithalat desteklenmiş oluyor. Mücevherat sektörünün en büyük sıkıntısı budur. Çıplak taşta ÖTV varsa, bitmiş taşa da olması lazım. Ancak biz bunun böyle olmasını istemiyoruz. Bizim görüşümüz pırlantada ÖTV olmaması gerektiği yönündedir.
İHRACATTA ABD’NİN YERİNİ BAE ALDI
Türkiye’nin altın ve mücevherat sektörü yakın zamana kadar dünya pazarında hızlı büyüdü. Yıllık ihracatı 1,5 milyar dolara çıkaran sektör, İtalya’nın ardından dünya sıralamasında ikinci sıraya yerleşti. Sektör, 2010’da 5, 2015 yılında ise 10 milyar dolar ihracat yapmayı hedefliyor.
Sektörün toplam ihracat içerisindeki payı yüzde 21. Yıllardır yüzde 30’luk payıyla Türk kuyumculuk sektörünün en önemli ticari partneri olan ABD, 2008 yılında yüzde 42’lik daralmayla ikinci sıraya düştü. Bu duruma küresel mali krizden ziyade ABD’nin Türk mücevherlerini birçok ürün grubunda Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi’nden çıkararak gümrük vergisi almaya başlaması etkili oldu. Türkiye’nin mücevherattaki yeni partneri Birleşik Arap Emirlikleri (BAE).
BAE, 319,6 milyon dolarla Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ülke oldu. Bu parlak geçmişe rağmen, küresel çapta hüküm süren kriz, altın ve mücevherat sektöründe de derin bir sessizliğe neden oldu. Kriz ortamında zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak için çabalanan vatandaş, altın almak bir yana yastık altındaki altını da çıkarmak zorunda kaldı. Ev, araba ve beyaz eşya borçlarını kapatmak için eldekileri harcayan vatandaşın tekrar altına rağbet etmesi için krizden çıkış bekleniyor.
Düğün sezonuna umutla girdik
Trabzon Kuyumcular Odası Başkanı Musa Başak, dünyada ekonomik alandaki güvensizliğin altın sektörüne de yansıdığını, dövizdeki dengesizlik nedeniyle vatandaşın altına yönelmeye başladığını söyledi. Altın gramının 54 TL’ye kadar yükselmesinin ardından şimdi 44 TL’ye gerilemesine dikkat çeken Musa Başak, “Ülkemizde kriz döneminde yoğun şekilde altın bozduruldu. Kuyumcu esnafı vatandaşa hizmet etmek için elinde nakit para olmamasına rağmen adeta imece usulüyle hareket ederek vatandaşın ihtiyacını gidermeye çalıştı. Borcu olan ya kendisine ait altını ya da emanet aldığı altını bozdurarak para ihtiyacını karşıladı. Ancak artık altın bozdurma dönemi durma sürecine girdi” dedi. Yüksek fiyattan bozdurulan altınların, fiyatın düşmesi nedeniyle şu anda yeniden alınmasının akıllıca bir davranış olacağını ifade eden Başak, “Altın her zaman akıllı bir yatırım aracı olmuştur. Yatırımcısını mahcup etmemiştir. Piyasalardaki dengesizliğin düzelmesiyle yine aynı özelliğini korumaya devam edecektir. Altının gram fiyatının 40-45 TL bandına oturmasının sektör için çok iyi olacağını düşünüyoruz” diyor. Düğün sezonuna umutlu girdiklerini anlatan Musa Başak, “Düğün sayısında artış başladı. Düğün sezonu her zaman kuyumcu esnafı için çok önemli olmuştur. Fiyatların da gerilemesiyle düğün yapacak kişiler ile hediye alacaklar altın masrafından kaçınmayacaktır. Altın fiyatı eğer düşmeseydi bu sezon bizim için çok kötü geçebilirdi. Ancak fiyatın düşmesiyle bir kez daha umutlandık” diye konuştu.
DÜNYA MÜCEVHER DEVLERİ İSTANBUL’DA BULUŞUYOR
Dünya Mücevher Konfederasyonu (CIBJO) tarafından organize edilen 2009 Dünya Mücevher Kongresi, JTR- Türk Mücevhercileri Birliği’nin ev sahipliğinde 3-5 Mayıs tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilecek. Mücevherat sektörünün en önemli organizasyonu olarak kabul edilen “Mücevher Zirvesi” hakkında bilgi vermek amacıyla dün bilgilendirme toplantısı düzenleyen JTR- Türk Mücevhercileri Birliği Başkanı İmam Altınbaş, Türk mücevher sektörünü değerlendirmek ve dünyada oynadığı öncü role dikkat çekti.
YILLARA GÖRE ALTIN-GÜMÜŞ İTHALATI
YIL ALTIN(KG) GÜMÜŞ(KG)
1999 107,340 40,500
2000 205,300 113,420
2001 103,485 59,400
2002 128,905 139,109
2003 213,642 155,500
2004 250,930 209,500
2005 269,489 207,900
2006 192,720 107,401
2007 191,806 67,600
ALTIN İHR. RAK.
YIL İHRACAT
MİLYON $
1999 285
2000 384
2001 430
2002 522
2003 696
2004 842
2005 1,100
2006 1,200
2007 2,500
2008 1,300
YILDA 6.5 MİLYAR ABD DOLARI ÖDÜYORUZ
Kuyumculukta dünyada söz sahibi bir ülkeyiz. İstanbul Kuyumcular Odası’nın verilerine göre; Türkiye’de yaklaşık 150 fabrika ve 2 bin 500 atölyede altın işlemeciliği yapılmakta, yaklaşık 25 bin perakendeci esnaf altından para kazanıyor ve sektörde 250 bin kişi istihdam ediliyor.
2001’de yılda 1.4 ton altın üretilirken, 2007 yılı üretimi 8 ton, 2008 yılında 3 maden işletmesindeki altın üretimi 12 ton oldu. 2010’da ise üretime başlayacak yeni işletmelerle yıllık altın üretimi 38 tona çıkacağı tahmin ediliyor. Üretilen altınların büyük bölümü, yurtiçinde rafine ediliyor ve İstanbul Altın Borsası’nda satılıyor.
AVRUPA’DA ALTIN ZENGİNİYİZ
Türkiye’de potansiyel altın varlığı 6 bin 500 ton olarak belirlenmiş durumda. Bu potansiyelin 700 tonu işletmeye hazır hale getirildi. Dünyada yılda yaklaşık 2 bin 500 ton altın üretiliyor. En büyük üreticiler her yıl 250 ton dolayında altın üreten Çin, ABD, Güney Afrika ve Avustralya. Avrupa’da her yıl değişik ülkelerde 25-30 ton altın üretiliyor.
Avrupa ülkeleri arasında en büyük üretici Türkiye’dir. Türkiye’den sonra İsveç ve Bulgaristan geliyor. Dünyada altın talebi en yüksek ülkeler Hindistan, Türkiye, ABD İtalya ve Çin’dir.
İstanbul Altın Borsası verilerine göre, Türkiye son beş yılda 1108 ton işlenmemiş altın ithal etti. Yani son 5 yıl içinde yıllık ortalama altın ithalatımızın miktarı 222 ton. Dünyada kişi başına en çok altın satın alınan ülke Türkiye. Çünkü Türk halkı için altın vazgeçilmez bir yatırım aracıdır. Altın ithalatımızın yıllık ortalama faturası ise yaklaşık 6.5 milyar dolar. Hammadde olarak petrol ve doğalgazdan sonra en çok dövizi altın ithalatına ödüyoruz.
Yeme, içme, giyinme, barınma, eğitim, ulaşım, sağlık gibi birinci derece ihtiyaçlarından çok sonra gelir. Kredi kartı borcu dururken insanların altın alması düşünülemez” dedi.
Krizin sektöre etkilerinden başlamak istiyorum. Küresel mali kriz, sektörü nasıl etkiliyor?
Kuyumculuk sektörünün ihracatı ve iç satışı krizle birlikte yüzde 50 düştü. Bunun en önemli sebebi altın fiyatlarında büyük artış olmasıdır. Altında fiyatların düşük olmasında fayda var. Fiyatlar yüksek olduğu zaman kimse yanaşmıyor. Çünkü Türkiye’nin ortalama gelir seviyesi ve vatandaşın alım gücü belli. Biz de yüksek olmasını istemeyiz. Yatırımcıların ABD ve Avrupa’dan gelecek ekonomik verileri ve tedbirleri iyi takip etmesi gerektiğine inanıyoruz. Bununla birlikte, yoğun teknoloji ve bilgi birikimiyle, zengin tasarım anlayışıyla Türk mücevherat sektörü, bu krizin üstesinde gelmeyi başaracaktır.
- Şimdiki fiyatlar arzuladığınız bir seviyede mi?
Hayır, arzuladığımız bir seviye olduğunu söyleyemem. Birkaç ay öncesine göre düşük ancak biraz daha düşürse iyi olur. Krizin getirdiği ek maliyetleri de hesaba katarsak, vatandaşın alım gücünün daha da zayıflayacağını biliyoruz. Bu nedenle altın fiyatları yükselmemeli, düşmeli. Yurtiçindeki talepte büyük bir daralma oldu. Daha önce ayda ortalama 100 bin TL’lik ciro yapan bir kuyumcu, bugün ancak 25 bin TL ciro yapabiliyor.
- Önümüzdeki aylar düğün sezonudur. Buna bağlı bir hareketlilik bekliyor musunuz?
Söylediğimiz durgunluk aslında Türkiye ile sınırlı değil. Dolayısıyla düğün mevsimi fiyatları aşağıya düşürmez veya yukarıya çıkarmaz. Ancak iç pazarda bir miktar hareketlilik getireceği muhakkak. Sektörümüzdeki hareketlilik dünya genelindeki arz taleple ilgilidir. Dünya borsalarında belirlenir. Dünya genelinde krizin etkisi aşılırsa, insanlar altına yatırım yapmaya yönelirse fiyatlar ancak bu şekilde yükselir veya tersi olur.
- Varlık barışı yasası nedeniyle yastık altında ciddi miktarda altının piyasaya kazandırıldığı biliniyor. Bu yolla piyasaya giren miktar ne kadardır?
Evet, yastık altından çokça altın çıktı ancak bu varlık barışı yasasıyla direkt alakalı değil. Yastık altında altın niye bekletilir? Bunun gerçek nedenini irdelersek daha sağlıklı bir yaklaşımda bulunmuş oluruz. Yatırım aracı olarak düşünenler hariç, altını yastık altında bekletenlerin çok önemli bir kısmı “kara gün dostu” olarak tutar altını. Kriz gibi sıkıntılı zamanlarda bu altın birincil ihtiyaçlar için çıkarılıp kullanılır. Altının ortaya çıkmasının birici nedeni ekonomik krizdir. Borcunu, harcını yatırmak için insanlar ellerindeki altını bozmak zorunda kaldılar. Bundan dolayı yastık altındaki altın çıktı. Türkiye has altın madeni sahibi olan bir ülke değildir. Hammaddeyi ithal ediyoruz. Bu durumdan kaynaklanan arz ile talep uyuşmazlıkları ortaya çıkıyor. Halkın elindeki, yani yastık altındaki altın fazla işlenmemiş altındır. İşçiliği az olduğu için katma değeri düşüktür. Düğünlerde takılan altınlar da ağırlıklı olarak burma bilezik ve tam, yarım, çeyrek türünden altınlar olduğu için altın üretiminde kayda değer bir hareketlilik getireceğine inanmıyorum. Kuyumculuk sektörünü hareketlendirmek için bunlar yeterli değildir.
- Kuyumculuk sektörünün hareketlenmesi için ne yapılmalı? Sektörü ne kurtarır?
Güven unsurunun teşekkül edilmesi lazım. Altın ve diğer mücevherat türleri birincil insan ihtiyacı değildir. Kredi kartı borcu dururken insanların altın alması düşünülemez.
YÜZDE 20 ÖTV ÖDEMEK CANIMIZI YAKIYOR
- Sektörün boğuşmak zorunda kaldığı başka ne tür sıkıntıları var?
Vergisel anlamda sıkıntılarımız var. Türkiye üretici bir ülkedir. Bu avantajından dolayı lider olabilecekken, çıplak taşta yüzde 20 Özel Tüketim Vergisi ödüyor olması, üretimi olumsuz etkiliyor ve daha fazla ihracat yapmaya engel teşkil ediyor. Bunun tam tersi olarak da bir komik durum daha var. Pırlantalı mücevherin yurtdışından ithal edilmesinde ÖTV yok. Bu durum sektörün en büyük çelişkisidir. Pırlantayı çıplak taş olarak ithal ederseniz yüzde 20 ÖTV ödemek canımızı çok acıtıyor. İşlenmiş pırlanta ithalatından herhangi ÖTV alınmazken, işlenmemiş pırlantadan bu kadar yüksek ÖTV alınması çelişkisinin giderilmesini istiyoruz. Bu durumda içeride üretim yapmak yerine ithalat desteklenmiş oluyor. Mücevherat sektörünün en büyük sıkıntısı budur. Çıplak taşta ÖTV varsa, bitmiş taşa da olması lazım. Ancak biz bunun böyle olmasını istemiyoruz. Bizim görüşümüz pırlantada ÖTV olmaması gerektiği yönündedir.
İHRACATTA ABD’NİN YERİNİ BAE ALDI
Türkiye’nin altın ve mücevherat sektörü yakın zamana kadar dünya pazarında hızlı büyüdü. Yıllık ihracatı 1,5 milyar dolara çıkaran sektör, İtalya’nın ardından dünya sıralamasında ikinci sıraya yerleşti. Sektör, 2010’da 5, 2015 yılında ise 10 milyar dolar ihracat yapmayı hedefliyor.
Sektörün toplam ihracat içerisindeki payı yüzde 21. Yıllardır yüzde 30’luk payıyla Türk kuyumculuk sektörünün en önemli ticari partneri olan ABD, 2008 yılında yüzde 42’lik daralmayla ikinci sıraya düştü. Bu duruma küresel mali krizden ziyade ABD’nin Türk mücevherlerini birçok ürün grubunda Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi’nden çıkararak gümrük vergisi almaya başlaması etkili oldu. Türkiye’nin mücevherattaki yeni partneri Birleşik Arap Emirlikleri (BAE).
BAE, 319,6 milyon dolarla Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ülke oldu. Bu parlak geçmişe rağmen, küresel çapta hüküm süren kriz, altın ve mücevherat sektöründe de derin bir sessizliğe neden oldu. Kriz ortamında zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak için çabalanan vatandaş, altın almak bir yana yastık altındaki altını da çıkarmak zorunda kaldı. Ev, araba ve beyaz eşya borçlarını kapatmak için eldekileri harcayan vatandaşın tekrar altına rağbet etmesi için krizden çıkış bekleniyor.
Düğün sezonuna umutla girdik
Trabzon Kuyumcular Odası Başkanı Musa Başak, dünyada ekonomik alandaki güvensizliğin altın sektörüne de yansıdığını, dövizdeki dengesizlik nedeniyle vatandaşın altına yönelmeye başladığını söyledi. Altın gramının 54 TL’ye kadar yükselmesinin ardından şimdi 44 TL’ye gerilemesine dikkat çeken Musa Başak, “Ülkemizde kriz döneminde yoğun şekilde altın bozduruldu. Kuyumcu esnafı vatandaşa hizmet etmek için elinde nakit para olmamasına rağmen adeta imece usulüyle hareket ederek vatandaşın ihtiyacını gidermeye çalıştı. Borcu olan ya kendisine ait altını ya da emanet aldığı altını bozdurarak para ihtiyacını karşıladı. Ancak artık altın bozdurma dönemi durma sürecine girdi” dedi. Yüksek fiyattan bozdurulan altınların, fiyatın düşmesi nedeniyle şu anda yeniden alınmasının akıllıca bir davranış olacağını ifade eden Başak, “Altın her zaman akıllı bir yatırım aracı olmuştur. Yatırımcısını mahcup etmemiştir. Piyasalardaki dengesizliğin düzelmesiyle yine aynı özelliğini korumaya devam edecektir. Altının gram fiyatının 40-45 TL bandına oturmasının sektör için çok iyi olacağını düşünüyoruz” diyor. Düğün sezonuna umutlu girdiklerini anlatan Musa Başak, “Düğün sayısında artış başladı. Düğün sezonu her zaman kuyumcu esnafı için çok önemli olmuştur. Fiyatların da gerilemesiyle düğün yapacak kişiler ile hediye alacaklar altın masrafından kaçınmayacaktır. Altın fiyatı eğer düşmeseydi bu sezon bizim için çok kötü geçebilirdi. Ancak fiyatın düşmesiyle bir kez daha umutlandık” diye konuştu.
DÜNYA MÜCEVHER DEVLERİ İSTANBUL’DA BULUŞUYOR
Dünya Mücevher Konfederasyonu (CIBJO) tarafından organize edilen 2009 Dünya Mücevher Kongresi, JTR- Türk Mücevhercileri Birliği’nin ev sahipliğinde 3-5 Mayıs tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilecek. Mücevherat sektörünün en önemli organizasyonu olarak kabul edilen “Mücevher Zirvesi” hakkında bilgi vermek amacıyla dün bilgilendirme toplantısı düzenleyen JTR- Türk Mücevhercileri Birliği Başkanı İmam Altınbaş, Türk mücevher sektörünü değerlendirmek ve dünyada oynadığı öncü role dikkat çekti.
YILLARA GÖRE ALTIN-GÜMÜŞ İTHALATI
YIL ALTIN(KG) GÜMÜŞ(KG)
1999 107,340 40,500
2000 205,300 113,420
2001 103,485 59,400
2002 128,905 139,109
2003 213,642 155,500
2004 250,930 209,500
2005 269,489 207,900
2006 192,720 107,401
2007 191,806 67,600
ALTIN İHR. RAK.
YIL İHRACAT
MİLYON $
1999 285
2000 384
2001 430
2002 522
2003 696
2004 842
2005 1,100
2006 1,200
2007 2,500
2008 1,300
YILDA 6.5 MİLYAR ABD DOLARI ÖDÜYORUZ
Kuyumculukta dünyada söz sahibi bir ülkeyiz. İstanbul Kuyumcular Odası’nın verilerine göre; Türkiye’de yaklaşık 150 fabrika ve 2 bin 500 atölyede altın işlemeciliği yapılmakta, yaklaşık 25 bin perakendeci esnaf altından para kazanıyor ve sektörde 250 bin kişi istihdam ediliyor.
2001’de yılda 1.4 ton altın üretilirken, 2007 yılı üretimi 8 ton, 2008 yılında 3 maden işletmesindeki altın üretimi 12 ton oldu. 2010’da ise üretime başlayacak yeni işletmelerle yıllık altın üretimi 38 tona çıkacağı tahmin ediliyor. Üretilen altınların büyük bölümü, yurtiçinde rafine ediliyor ve İstanbul Altın Borsası’nda satılıyor.
AVRUPA’DA ALTIN ZENGİNİYİZ
Türkiye’de potansiyel altın varlığı 6 bin 500 ton olarak belirlenmiş durumda. Bu potansiyelin 700 tonu işletmeye hazır hale getirildi. Dünyada yılda yaklaşık 2 bin 500 ton altın üretiliyor. En büyük üreticiler her yıl 250 ton dolayında altın üreten Çin, ABD, Güney Afrika ve Avustralya. Avrupa’da her yıl değişik ülkelerde 25-30 ton altın üretiliyor.
Avrupa ülkeleri arasında en büyük üretici Türkiye’dir. Türkiye’den sonra İsveç ve Bulgaristan geliyor. Dünyada altın talebi en yüksek ülkeler Hindistan, Türkiye, ABD İtalya ve Çin’dir.
İstanbul Altın Borsası verilerine göre, Türkiye son beş yılda 1108 ton işlenmemiş altın ithal etti. Yani son 5 yıl içinde yıllık ortalama altın ithalatımızın miktarı 222 ton. Dünyada kişi başına en çok altın satın alınan ülke Türkiye. Çünkü Türk halkı için altın vazgeçilmez bir yatırım aracıdır. Altın ithalatımızın yıllık ortalama faturası ise yaklaşık 6.5 milyar dolar. Hammadde olarak petrol ve doğalgazdan sonra en çok dövizi altın ithalatına ödüyoruz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

